Kıdem tazminatının fona devredilmesi işçi çıkarmaların önünü açacak - Trabzon Haber Sitesi
SON DAKİKA

Kıdem tazminatının fona devredilmesi işçi çıkarmaların önünü açacak

Bu haber 25 Nisan 2019 - 21:55 'de eklendi ve kez görüntülendi.

CHP Niğde Milletvekili ve Emek Büroları Merkez Yöneticisi Ömer Fethi Gürer, kıdem tazminatının fona devredilmesiyle ilgili yapılacak düzenlemenin, Türkiye’de işçi çıkarmaların önünü açacağını söyledi. Gürer, bu düzenlemenin iş barışını da bozacağından ekonomiyi düzeltmekten çok ekonomik gidişatı daha da zor bir sürece sokacağını belirtti.

Cumhuriyet Halk Parti (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kıdem tazminatlarının fona devredilmesi ile ilgili olumsuzlukları sıraladı.

İŞ BARIŞI BOZULUR

CHP Milletvekili Gürer, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan yeni ekonomik planda yer alan ‘Kıdem tazminatının fona devredilmesi’, ‘zorunlu BES’ ve ‘reform adı altında sosyal güvenlik haklarının kısıtlanması’ gibi düzenlemelerin Türkiye’de iş barışını bozacağını, bunun da kalitede, üretimde ve verimde ciddi sorunları beraberinde getireceğini anlattı.

İKTİDARI UYARIYORUZ!

Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, kıdem tazminatlarının fona devredilmesiyle ilgili olarak hükümete uyarılarda bulunan Gürer, “Bir milletvekili olarak, geçmişte sendikacılık yapmış biri olarak, AKP iktidarını uyarıyorum; Bu gidiş doğru bir gidiş değildir. Bizler ülkemizi seviyoruz, uyarıyoruz, bizim önerilerimizin yaşanması muhtemel sorunların çözümüne yönelik öneriler olduğunu dikkate alın” dedi.

KARGAŞA YARATACAK DÜZENLEME YAPMAYIN

Kıdem tazminatların fona devredilmesi düşüncesinin ülke için çok önemli bir olay olduğunun altını çizen Gürer, “İşçiler haklarından vazgeçmeyeceklerdir. Ülkenin hiçbir alanında kaos, kargaşa yaratacak düzenlemelerin önünü açacak uygulamaların hayata geçirilmemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Berat Albayrak’ın kıdem tazminatlarının fona devredilmesiyle ilgili programının yeniden değerlendirmesi gerektiğine işaret eden Gürer, “Ekonomik sorunlar ne zaman artsa, işçiler ve emekçiler aleyhine yeniden düzenlemeler yapılıyor” diye konuşu.

15 MİLYON İŞÇİNİN SADECE 700 BİNİ GREV YAPABİLECEK

Türkiye’de zaten iş barışıyla ilgili yaşanan pek çok sorunun bulunduğunu vurgulayan Gürer, 15 milyon çalışandan sadece 700 bininin grevli ve toplu sözleşmeli sendikal haklara sahip olduğunu belirterek, “Örgütlü sendikacılık sınırlı sayıda. Çoğu yerde sendikalara giren işçiler, işten çıkarılıyor” ifadelerini kullandı.

BU DÜZENLEME EKONOMİYİ DAHA DA ZORA SOKAR

Tüm çalışanları ilgilendiren kıdem tazminatı olayının, ekonomiyi düzeltmekten çok, ekonomiye sorun yaratabileceğini anlatan Gürer, yapılan değerlendirmelerde aklıselim davranılması gerektiğini vurguladı.

ÜRETİM DE KALİTE DE BOZULUR

İç barış kadar iş barışının da önemli olduğunu vurgulayan Gürer, “İş barışını yitirdiğimizde üretim, verim ve kalitede düşüş olur. O nedenle iş barışını bozacak düzenlemelerden derhal vazgeçilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de halen 5 ay 29 gün ya da 9 ay 29 gün çalıştırılan geçici işçilerden işsizlik sigortası fonuna para kesintisi yapıldığını ancak bu işçilerin çıktıklarında işsizlik sigortası fonundan faydalanamadığını hatırlatan Gürer, “Yapılacak düzenlemeler ile bu işçilerin 12 ay sürekli işçi kadrosuna alınması ve kıdem tazminatlarının verilmesi beklenirken, işçilerin var olan haklarının da elinden alınacak düzenlemelere gidilmesi, Türkiye’de sorunlu olan iş barışını, daha da içinden çıkılmaz hale getirecektir” diye konuştu.

KIDEM TAZMİNATI DAHA KORUNAKLI HALE GETİRİLMELİ

Gürer, endüstri 4.0’a geçiş sürecinin yaşandığı bir dönemde dünyada ve Türkiye’de sanayileşmeyle ilgili oluşacak yeni düzenlemelerde kıdem tazminatlarının daha korunaklı hale getirilmesi gerektiğine de işaret etti.

AKP iktidarının uygulamaya koyduğu “İstihdam Seferberliği” kampanyası kapsamında 2.5 milyon insana istihdam sağlanacağı ifade edilirken, işçi çıkarılmasının önünü açacak düzenlemelere de kapı araladığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Bir taraftan seferberlik başlatılarak 2.5 milyon işsize istihdam yaratmayı düşüneceksiniz, diğer yandan işçilerin işten çıkarılmasına olanak sağlayacak düzenlemelerin önünü açacaksınız; bunlar ülkenin hayrına olabilecek düzenlemeler değil” ifadelerini kullandı.

Gürer, yurt dışından  kredi bulamayan iktidarın iç kaynak yaratma arayışını işçinin sırtından sağlamak için yol aradığını söyleyerek, “Kazanılmış hakları yok ederek hak gaspına yöneliyorlar. Emeklilikte Yaşa Takılanların yaşadığı mağduriyete tüm çalışanları da eklemek istiyorlar” dedi.

İŞSİZLİK ARTIYOR

Gürer, AKP  iktidarının çalışanların sorunlarına duyarlı olmadığını ve bunun yansımalarının her alanda görüldüğünü söyleyerek, “İşsizliğin 4 milyon 700 bine ulaştığı, geniş tanımlı işsizliğin 8 milyona ulaştığı, genç işsizliğin  % 26 larda olduğu bir dönemde iktidarın  2,5 milyon kişi için istihdam yaratacağım demesi anlaşılır gibi değil. İşsizlik patladı. Üniversiteli işsiz sayısı bir milyona ulaştı. Çocuk işçi sayısı bir milyona ulaştı. Çırak ve stajyerlerin sigortalılık mağduriyetleri, kadınların SGK öncesi doğum borçlanmasının sağlanması, emeklilerin 2000 öncesi ücretleri ile 2000 sonrası oluşan farkları ortadan kaldıracak intibak düzlenmesinin sağlanması, Ek 3600 göstergenin söz verildiği gibi bir an önce uygulamaya alınması, Emeklilikte yaşa takılanların sorunlarına çözüm üretilmesi, Taşeronda kadro alamayanlara kadro sağlanması, mevsimlik, geçici, kampanyalı işçilere kadro verilmesi, KİT ve BİT  çalışanlarına kadro sağlanması, Taşeronda kadro alanlar kadro alamayanların farklı sorunlarının ele alınması, Kamuda kiralık araç şoförleri, Hastane Bilgi İşlemciler, Görüntüleme merkezi çalışanları, Sosyal Tesis çalışanları, Karayolları, Demiryolları ve diğer kamu çalışanlarının kadro beklentileri karşılanmadı. Bu gibi sorunların çözümü beklenirken birde Kıdem tazminatının fona devri gündeme getirildi. Bu iş barışını tamamen bozacak bir uygulama” şeklinde konuştu.

EMEKÇİLER GÜVENCEDEN YOKSUN DURUMA GETİRİLİYOR

Açıklanan yeni pakette emekçileri tamamen güvenceden yoksun bir duruma getirecek düzenlemelerin yer aldığını belirten CHP Milletvekili Gürer, “Kıdem tazminatı işçinin işi, aşı, geleceğidir; ona dokunmak emekçiler için köleleştirme anlayışının devamıdır. Kıdem ile ilgili düzenleme işçilerin haklarını ortadan kaldıran bir şekilde düzenlenmeye dönüşürse, çalışma barışınının olumsuz etkisinin ekonomiyi daha sorunlu kılacağı da unutulmamalıdır” dedi.

İKTİDAR, EYT’LİLERİN OY PUSULASIYLA VERDİĞİ MESAJI ANLAMAMIŞ

Gürer, 31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde pek çok seçmenin oy pusulalarındaki AKP hanesinin üzerine “EYT” yazdığının görüldüğünü anımsattı. Ömer Fethi Gürer, “Bu durum, emeklilikte yaşa takılanların (EYT), iktidar partisine gösterdiği önemli bir tepkiydi. EYT’lilerin çoğu da iktidar partisi mensubu olmayan adaylara oy kullandı, bu net olarak yerel seçimlerde sandıklara yansıdı ama iktidar halen emekçilerin tepkisinden, söz verildiği halde kadroya alınmayan taşeron işçilerin tepkisinden, EYT’lilerin tepkisinden ders almamış görünüyor” diye konuştu.

Gürer, tüm bunlara rağmen ekonomik reform adı altında emekçilerin haklarını gasp edecek, onları tamamen güvencesiz hale getirecek ve ülkedeki ekonomik krizin faturasını emekçiye kesecek düzenlemelerin önünün açılmasının anlaşılır bir durum olmadığını belirtti.

17 YILDIR EMEKÇİLERİN LEHİNE BİR DÜZENLEME YAPILMADI

AKP iktidarları döneminde Türkiye’de çalışma hayatının sürekli sorunlarla boğuştuğunu anlatan Gürer, “17 yıldır, işçiler lehine tek bir düzenleme yapılmadı, sürekli aleyhte yeniliklere gidildi. Her krizin faturası, işçilere, emekçilere kesildi. Bireysel emeklilik sisteminden, iş güvenliğine, kayıt dışı çalışanlardan, grev haklarının engellenmesine kadar çok sayıda sorun, Türkiye’de çalışma hayatını bu duruma getirdi” dedi.

İŞÇİLERİN EN ÖNEMLİ GÜVENCESİ KIDEM TAZMİNATIDIR

Kıdem tazminatının fona devredilmesi ile ilgili düzenleme yapılacak olmasının kabul edilemez olduğuna işaret eden Gürer, “Kıdem Tazminatı emekçilerin en önemli güvencesi olduğu halde ona dahi göz dikmesi anlaşılır bir durum değil, bu noktaya durumun taşınması yeni sorunlar üretir. Kıdem tazminatı uygulaması ile esasen işçinin korunması amaçlanan bir düzenlemedir. Kıdem tazminatı, işçiler açısından maddi bir güvence olarak oluşturulmuş olsa da süreç içinde keyfi işten çıkarmaları da önleyen bir özellik durumuna ermiştir. Kıdem tazminatı işçilerin kazandığı bir haktır. Bunun değiştirilmesi, fona devredilmesi kabul edilemez” diye konuştu.

İKTİDAR KENDİNE YENİ KAYNAK ARIYOR

Bu sistemin hayata geçirilmesi halinde işçi için var olan çok yönlü koruyucu rolün de ortadan kaldırılmış olacağına dikkat çeken Gürer, kıdem tazminatlarının fona devredilmesinin işçi lehine bir düzenleme olmadığını, bunun iktidar için yeni bir kaynak kullanımı anlamına geldiğini ifade etti.

HER İŞ BİTTİ DE GÖZÜ KIDEM TAZMİNATINA MI DİKTİNİZ?

Gürer, kıdem tazminatı konusunda siyasi partilerin bir uzlaşı içinde olmamasına karşı, sendikalar ve demokratik kitle örgütlerinin, kıdem tazminatının fona devredilmesine karşı tavır sergilediğine de belirterek, “Toplumda geniş kitleleri doğrudan etkileyen bu konunun oldu bittiye getirilmesi, var olan sorunları daha da artırır. Ülkenin ekonomik kriz yaşadığı bu süreçte en acil konu kıdem tazminatı olmadığı apaçık ortadadır. İş güvencesi, işsizlik sigortası ve kıdem tazminatını güçlendirici düzenlemeler gerekirken mevcudu daha geriye götürüp işçileri mağdur edecek uygulamaların yeni sorunlar üretmekten başka bir yararı yoktur” ifadelerini kullandı.

30 GÜN HAKKI KORUNMALIDIR

Kıdem Tazminatı ödemelerinde 30 gün hakkının korunması gerektiğini de belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tüm çalışanlar için sağlanması gereken kıdem tazminatına erişim engelinin olmaması gerektiğini ifade etti.

Gürer, kıdem tazminatının fona devredilmesinin düşünülemeyeceğini, tam tersine işyerlerinde yaşanan sorunların aşılması için devletin ve bankaların ipotekli alacaklarının önüne alınması ve öncelikli ödenecek kalem durumuma getirilmesi gerektiğini de belirtti.

BU IŞIĞI SÖNDÜRMEYİN

Kıdem tazminatının emekçi için iş, aş, gelecek ve bir ışık olduğunu kaydeden Ömer Fethi Gürer, iktidarın bu ışığı karatmaktan vazgeçmesi, emekçilerin haklarını budama, yok etme, sınırlama anlayışından da vazgeçmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Merhaba,kanalımıza abone olup bizleri takip edebilirsiniz